Press "Enter" to skip to content

FEVZİ ŞEN BANA GÖRE 9 ARALIK PAZARTESİ

ÇÖP TORBASI UYGULAMASINDAN

VAZGEÇİLMESİ  YERİNDE BİR KARARDIR

Çöp torbası uygulaması başladığından bu yana yüzlerce kez gündeme  getirmişimdir. Uygulama yanlış, her yer yağ pis kokusu içinde dediğimizde kulak asan olmadı.

Evinizin köşesine  bakınız, cadde ve sokaklara bakınız. Her tarafta naylon torbalara sıkıştırılmış çöpleri görürsünüz. Bu çöp torbalarının çoğu da yırtıktır, patlaktır.  O güzelim kaldırımlar yağ pas içinde kalmakta, güzelim asfaltlarımız kötü bir renge bürünmüştür.

Uygulamka yanlış dedik. Her yanlışı düzelten, doğruyu  bulan birileri çıkar.

Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Zeybek, konteyner uygulamasına başlanacağını söyledi. Allah için iyi olacak.

Konteyner uygulaması ile, kaldırımlarımız caddelerimiz kirden yağ atıklarından kurtulacak.

—————-

KENDİMİ, HIZ KESİCİ TÜMSEK KAMPANYASI

AÇMIŞ GİBİ HİSSEDİYORUM

Birkaç gündür deli beller gibi tümseklere kafayı taktık. Neden diye soruyoruz.

Elin memleketlerinde bu kadar hız kesici tümsek var mı diye merak eder olduk. Elde bu kadar tümsek yoksa, bizim sürücüleremizide sorun var deyip kendimizi telkin ediyoruz.

Daha önceki yazılarımda, biraz olsun tümseklerin meyilini  yumuşatınız diye yazdım. İnşaallah değerli büyüklerimiz dikkate  alır. Örnek olarak Adnan Menderes Bulvardındaki tümsekleri gösterdim.(Taş düşüren tümsek) Bu vesile tümseklerden bir haber olan sürücülerin ani  durmaları ile çok sayıda kaza meydana  geldiğini de belirtmek isterim. Sanırım, tümsek olduğu bilinmiyor, ya da  bizim sürücülerimizin  görme sorunu var.

Bu  arada tümseklerin bolluğundan söz ediyoruz ya, piyasada “Benim  sokakta hız kesici  tümsek var” havası da atılır hale gelebilir.  Sayıları o kadar çok ki, yakında ben de köşemden, “Ben de hız kesici tümsek isterem” diye yazarsam şaşmayın.

Sayıları çok da, iki güzide caddemizde oturanların ne eksiği var. Onlar neden mağdur ediliyor? Onlar da “Tümsek isteriz”  demezler mi?

Anbaryolu ve Ordu Bulvarını  örnek gösterebiliriz. O vatandaşların  tümsek yapılsın umutları vardır. O caddelere de  hız kesici tümsek yapmamız uygun  değil mi?

Dedik ya, Ordu Bulvarındaki ki vatandaş, Anbaryolundaki de.

Şaka bir yana, kendimi  hız kesici tümsek kampanyası açmış  gibi hissediyorum…

NOT:Afyon şehir merkezinde, hız limitinin  30-40 olmasını öneriyorum.

—————————

SAĞLIK MÜDÜRÜ KORKMAZ’IN

İLÇE ZİYARETLERİ DEVAM EDİYOR

Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Serhat Korkmaz, il merkezi ve ilçelerdeki ziyaretlerine devam ediyor.

Ziyaretler kapsamında geçtiğimiz hafta içinde Bolvadin, Çay, Sandıklı, Hocalar Devlet Hastanelerine giden Sağlık Müdürü Korkmaz burada hastane yöneticilerinden hastanelerin işleyişi hakkında bilgi alarak sağlık personeli ve hastalarla istişare etti.

Sağlık Müdürü Korkmaz hastanelerin yanısıra Tınaztepe, Hocalar ve Sandıklı (1 ve 2 Nolu) ilçelerindeki 112 istasyonlarını da ziyaret ederek burada nöbette olan sağlık personeli ile görüştü.

—————————-

Bakan Pakdemirli Tarım Orman

Sektörü Değerlendirme Toplantısı’na Katıldı

Programları kapsamında Afyonkarahisar’a gelen Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Vali Mustafa Tutulmaz ile birlikte tarım ve orman sektörü temsilcilerinin hazır bulunduğu ‘Tarım Orman Sektörü Değerlendirme Toplantısı’na katıldı.

Toplantıya Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli ile Vali Mustafa Tutulmaz’ın yanı sıra Milletvekilleri Ali Özkaya, İsmail Güneş, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Akif Özkaldı, Belediye Başkanı Mehmet Zeybek, AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, AFSÜ Rektörü Prof. Dr. Nurullah Okumuş, Tarım ve Orman Bakanlığının Genel Müdürleri ile Tarım ve Orman sektörü temsilcileri katıldı.

Afyon Türkiye’nin Nereden Nerelere Geldiğinin Öz Bir İfadesidir

Toplantıda konuşan Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli Afyonkarahisar’ı bir destan şehri olarak hatırladığını söyleyerek “Termalin, mermerin ve zaferlerin şehri Afyonkarahisar’da, çalışkan, gayretli ve girişimci insanların kenti Afyon’da sizlerle birlikte olmaktan dolayı son derece memnun ve mutluyum. Sizlere hemşehrim diyorum çünkü Ege’ye geldim. Ege’nin bir başı İzmir, bir başı Afyon. Biz de bizim diyarlara Sayın Cumhurbaşkanımızın selamlarıyla geldik. Afyon milli mücadelenin şehri, kurtuluşun ve kuruluşun şehridir. Ben Afyon’u çocukluğumun derinliklerinde bir destan şehri olarak hatırlarım. Bugün karşımda duran hazirun bundan 30-40 yıl öncesini çok iyi hatırlar diye düşünüyorum. O zaman geceleri evlerimizde karanlıkta otururduk. Suya ulaşmanın nimet sayıldığı büyük şehirlerimiz vardı. Ekmeğe, yağa, yakacağa ulaşmak ne büyük lütuftu hatırlarsınız. O zamanın Türkiye’sinde Afyonkarahisar’ın destanlarını ben yine elektriksiz gecelerde dinlemiştim. İşte ta o zamanlar zihnime destan şehri olarak kazınmış Afyon’u, bugün marka şehir olarak görmekten dolayı büyük bir heyecan ve mutluluk duydum. Afyon bugün Türkiye’nin nereden nerelere geldiğinin öz bir ifadesidir” dedi.

Afyon Marka Şehir Olduğunu Hissettiren Özel Bir Kent

Sınırlarına girdiğiniz andan itibaren Afyon; etiyle, sütüyle, yünüyle, vişnesiyle, kirazıyla, arpasıyla, haşhaşıyla, maden suyuyla, tavukçuluğuyla, yumurtacılığıyla marka bir şehir olduğunu her fırsatta hissettiren özel bir kenttir diyen Bakan Bekir Pakdemirli: “O güzel Afyon türküsünde “Ver elini karlı dağlar aşalım” diyor. Bizler hamd olsun 17 yıldır el ele verip nice karlı dağları, nice bitip tükenmez gibi gözüken bayırları aştık, biz ihya edelim, taş üstüne taş koyalım dedik. Afyon’da büyük Türkiye, güçlü Türkiye yolunda bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı. Biz Afyon’dan razıyız, Allah’ta sizlerden razı olsun. Geçtiğimiz günlerde 4 aylık bir maratonun ardından Tarım ve Orman Şurasını düzenleyerek, siz sektör temsilcilerimizin değerli fikirlerine müracaat ettik. Afyon’dan da çok kıymetli katkılar geldi. O fikir sahiplerinin şahsında tüm Afyonkarahisarlılara teşekkür ediyorum. Çıkan sonuçlarla ilgili yol haritamızı belirleme çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İnşallah bu yol haritası 5 yıllık plan ve 25 yıla ışık tutacak şekilde hazırlanıyor olacak. İnşallah geleceği de birlikte yazıyor olacağız” ifadelerini kullandı.

Afyon, Ülkemizin Göğsünü Kabartan Marka Bir Şehir

Afyon’un kendini göstermeyi bilen öncü bir şehir olduğuna değinen Bakan Pakdemirli “Bakanlık olarak bizlerin gözü kulağı Afyon’da. Zira Afyon, tarımda, hayvancılıkta, gıda sektöründe de yalnızca ulusal değil, uluslararası düzeyde de isim yapmış ülkemizin göğsünü kabartan marka bir şehir. Çünkü Afyon kendini göstermeyi bilen öncü bir şehir. Bizde Afyon’un çabasını, emeğini daima takdir ettik. Afyonkarahisarlı çiftçilerimize son 17 yılda 1.8 milyar lira tarımsal destek verdik. Kırsal yatırımları destekleme programlarıyla da toplam 789 projeyi destekledik, hayalleri gerçekleştirdik, umut olduk ve 5 bin kişiye istihdam sağlamış olduk. Bu destekler başarı hikâyelerini de beraberinde getirdi. Mesela Nuribey Kasabasında 3 çocuk annesi bir ev hanımı olan Fadime Üçok kardeşimiz, verdiğimiz hibe desteği ile kültür mantarı üretimine başladı ve şuanda kendi işinin patronu. Yine Çay ilçemizden Hakkı Uzun kardeşimizde hibe desteği ile sebze meyve halciliğinden bugün Çin’e kiraz ihraç eder hale geldi” şeklinde konuştu.

Afyonkarahisarlılar Hayvancılığa Değer Katmayı Bilir

Tarımsal alanlara bir çivi dahi çaktırmayacaklarının altını çizen Bakan Pakdemirli: “Bizim işimiz toprak, bizim gücümüz toprak. Bizim bir avuç toprak, bir damla su kaybetme lüksümüz yok. Dolayısıyla bizim küresel ısınmaya kaptıracak suyumuz, çölleşmeye, erozyona vereceğimiz toprağımız yoktur, olamaz. Bu kapsamda Afyon’da 5 tarımsal alanımızı tarımsal sit alanı ilan ederek koruma altına aldık. Atalarımız derki Bir avuç altının olacağına, bir avuç toprağın olsun. İşte biz bu anlayışla tarımsal alanlarımıza bir çivi dahi çaktırmayacağız. Biz Afyon’a verdiğimiz tüm bu destekler ve yaptığımız çalışmalar ile 17 yılda bitkisel üretimde 25 kat, hayvansal üretimin değerini de 8,6 kat artırdık. Şurası bir hakikat, Afyonkarahisar’ın ülkemizin tarım ve hayvancılığına katkısı çok büyük. Şu da bir hakikat hayvancılık ülkemizin pek çok yerinde yapılır. Fakat Afyonkarahisarlılar hayvancılığa değer katmayı bilir. Bunu en önemli örneği Afyon’un yumurta ve tavuk üretiminde birinci sırada olmasıdır. Yine Afyon haşhaş ve vişne üretiminde 1. sırada, bezelye üretiminde 2. sırada, patates üretiminde ise 3. sıradadır. Şuna inanıyorum ki Afyon daha nice başarılara layıktır” dedi.

Markanız Sizin İmzanızdır, Emeğiniz, Emeğinizin Ederi İçin Mutlaka Markalaşın

Coğrafi işaretli ürünlerin kırsal kalkınmanın desteklenmesinde önemli bir role sahip olduğunu söyleyen Bakan Bekir Pakdemirli şöyle devam etti: “ Afyon coğrafi işaretli ürünlerde de büyük bir girişimcilik örneği göstererek, önce ürünlerini tek tek öne çıkardı, ardından tek tek tescillerini aldı. Bu konuda Bakanlık olarak desteği sağladığımızı bilmenizi isterim. Afyon Türkiye’nin 3. Gastronomi şehri olarak tescillendi. Bu güzel haber vesilesi ile sizlere tavsiyem olacak. Bildiğiniz gibi Gastronomi Turizmi yaklaşık 150 milyon dolarlık bir ekonomiye sahip. Afyon’un büyük ve zengin mutfağı ile bu ekonomik değerden daha çok pay almasını bende canı gönülde istiyorum. Bunun içinde her zaman bahsettiğim gibi marka ve marka değeri oluşturmak gerekiyor. Bir iş insanı şu lafı bir yere kaydetmenizi öneriyorum. Markanız sizin imzanızdır, emeğiniz, emeğinizin ederi için mutlaka markalaşın.”

Afyon Kabına Göre Şekil Almadı, Kabuğuna Sığmadı

Afyonkarahisar’da tarımsal ihracatın 17 yılda 55 kat artığını vurgulayan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli: “17 yılda verdiğimiz teşvikler ve sizlerin azim ve sabırlı çalışmalarınızla çok büyük mesafe kat ettik. Afyon’da son 17 yılda tarımsal ihracatı 55 kat artırarak, 123.4 milyon dolar seviyesine çıkardık. Yani Afyon kabına göre şekil almadı, kabuğuna sığmadı. Afyon bugün başta Almanya, Hollanda, İsrail, İngiltere, Rusya ve Çin olmak üzere 50 farklı ülkeye tarımsal ürün ihraç eder konumuna geldi. Afyon Avrupa’dan ta Çin’e kadar ihracat yapan bir il. Elinize emeğinize sağlık, Afyon’a helal olsun diyorum. Sizlerin bu başarısı bizleri teşvik ediyor. Bizde bakanlık olarak üzerimize düşeni yapmak adına 2020 yılı bütçesinin yüzde 54,5’ini tarımsal desteklere ayırdık. Böylece 2020 yılından bir önceki yıla göre yüzde 36, 7 artışlık tarımsal destekle en yüksek artışı sağlamış olacağız. Ben huzurlarınızda Hazine ve Maliye Bakanımıza ve Sayın Cumhurbaşkanımıza çiftçiye vermiş oldukları destekler dolayısıyla teşekkür etmek istiyorum. Çifti ve üretici söz konusu olduğunda Cumhurbaşkanımız “Ne yapılması gerekiyorsa yapın” dedi ve 16.1 milyar lira olan tarımsal desteği bu yıl 22 milyar liraya çıkarmış olduk” diye konuştu.

Afyonkarahisar’a Müjdeler Verdi

Afyonkarahisar’ın ihtiyaçlarını çok iyi biliyoruz ve bunun için de gerekli çalışmaları yapıyoruz diyen Bakan Pakdemirli: “Bizim için su geleceğimiz ve hayati gerekliliğimizdir. Orman ve su alanlarında Afyon’a toplamda 4.1 milyar liralık yatırım yaptık. Hizmete aldığımız 79 sulama tesisi ile yaklaşık 500 bin dekar araziyi sulamaya açtık, Böylece çiftçilerimize 603 milyon lira zirai gelir artışı sağladık. Son 17 yılda Afyonkarahisar’ımızda 108.2 milyon adet fidanı toprakla buluşturduk. Çünkü ormanlar kara topraktan yeşil yaprağa bizim serüvenimizdir, Çünkü ormanlar bozkıra karşı yeşilin zaferidir. Biz Afyonkarahisar’ın ihtiyaçlarını çok iyi biliyoruz ve bunun için de gerekli çalışmaları yapıyoruz. Biz Afyon’ a hoş geldik ama elimiz de boş gelmedik. Türkiye’nin en büyük yumurta üreticisi olan Afyonkarahisar birazdan açıklayacağım müjde ile inşallah adını sektöre bir kez daha büyük harflerle yazdıracak. İnşallah Afyon’a çok yakında likit yumurta ve yumurta tozu üretim tesisini kuruyoruz. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun. İkinci müjdemiz Afyonkarahisar’da tarıma dayalı jeotermal enerjiyle ısıtmalı İhtisas Organize Sanayi Bölgemizin kurulması için gerekli talimatları verdim. İnşallah yapacağımız bu seralarda dekarda 55-60 ton ürün alacaksınız. Örneğin bin dekara sera kurduğumuzda yılda 55-60 milyon kilogram domates üreteceğiz ve 1200 vatandaşımız iş ve aş sahibi olacak. Üçüncü müjdem ise Afyonkarahisar’da tarıma dayalı İhtisas Mandacılık Organize Sanayi Bölgesi kurulması için gerekli talimatı verdim. Bu organize sanayi bölgesinde süt entegre tesisi, et entegre tesisi, yem fabrikası, biyogaz tesisi, aile merkezi, fuar ve festivallerin yapılacağı bir merkez de yer alacak” dedi.

İhtiyaç Olmadığı Sürece Et ve Canlı Hayvan İthal Etmeyeceğiz

Afyonkarahisar’a yönelik müjdelerine devam eden Bakan Pakdemirli şunları söyledi: “Tarım kredi kooperatiflerimiz aracılığıyla önümüzdeki haftadan itibaren iki tarım kredi kooperatifi marketini de hizmete alıyoruz. İnşallah 2020 yılı içerisinde de üç marketi daha Afyonkarahisar’ımıza kazandırmış olacağız. Sülümenli Kasabasında 5000 baş hayvan kapasiteli işletmemizi 2020 yılının ilk çeyreğinde faaliyete geçirmiş olacağız. 2019-2020 tarım sezonu için 127900 dekar haşhaş ekim kotası verdiğimizi de bir kez daha buradan hatırlatmış olalım. Afyonkarahisar IPARD desteklerinden 42 il içinde en çok destek ödediğimiz beşinci ildir. 25 Kasımda açıkladığımız 50 milyon Euro’luk yeni hibe paketini buradan tekrar duyurmak isterim. Bu kez işleme ve pazarlama sektörüne, makine ekipman ve yenilenebilir enerji yatırımlarına da hibe desteği sağlayacağız. 6. başvuru çağrısının bütçesini de 60 milyon Euro’dan, 130 milyon Euro’ya çıkardık. IPARD hayvancılık yatırımlarında da hibe oranını yüzde 10 oranında artırdık. Hayvan ithalatının sonlandırılması konusunda son derece kararlıyız. Kimsenin besicimizin, yetiştiricimizin ekmeğiyle oynamasına müsaade etmeyeceğiz. 26 Ekim’den itibaren yeni başvuru almıyoruz. Eski başvurulardan gelen hayvanları yeni başvuru alıyormuşçasına sektörü yanlış yönlendirmek isteyen, umutsuzluğa sevk etmek isteyen bazıları ne yazık ki var. Ben tekrar söylüyorum, 26 Ekim’den itibaren başvuru almıyoruz. İhtiyaç olmadığı sürece de bunu böyle devam ettireceğiz. 2018 yılına oranla 2019 yılında yapmış olduğumuz canlı hayvan ithalatı oranı tam tamına yarı yarıya azdır. Aynı hassasiyetle 2020 yılında besicimizin para kazanması maksadıyla bu hassasiyeti sürdüreceğiz. İhtiyaç olmadığı sürece et ithalatı ve canlı hayvan ithalatına müsaade etmeme konusunda kararlılığımız var. Buzağı ölümlerine karşı yapmış olduğumuz çalışmaları da çok yakın bir zamanda yaygınlaştıracağız.”

Dinar’da Balık İşleme Fabrikası Nisan’da Faaliyete Geçecek

Afyon’un her yerinde büyük imzalarının olduğunu kaydeden Bakan Bekir Pakdemirli konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Özel sektör tarafından denizi olmayan Dinar’da yıllık 500 ton kapasiteli ve 50 kişinin çalışacağı, direk AB ülkelerine ihracat yapacak olan Balık İşleme Fabrikası Nisan ayında faaliyete geçecek. Gıda güvenliği ve gıda güvenirliliği konusundaki hassasiyetimizi ve gıda denetimi konusundaki kararlılığımızı biliyorsunuz. Kendi cebi için milletin sağlığına göz dikenlere göz açtırmayacağımızı bir kez daha ifade etmek isterim. Bu kararlılıkla İl Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğünü yeni binasında 2020 yılında vatandaşların hizmetine sunacağız. Bolvadin ilçesindeki hizmet binasını yatırım programına aldık. 2020 yılı içerisinde ödenek imkânları çerçevesinde yapımını tamamlamış olacağız. Afyon’un her yerinde bizim büyük imzalarımız var. Çay Barajında 2020 yılında su tutulmaya başlanacak. İlkbaharın başlangıcında su tutmaya başlayacağız. Bu sene bozkırı Çay ilçesi ve köylerine ait 18.500 dekar tarım arazisi sulanacak ve bu bölgede 7 milyon 530 bin metreküp içme suyu sağlanacak. Ekonomiye katkısı yıllık 20 milyon lira. Baraj inşaatları tamamlanan Sinanpaşa, Elvanpaşa, Başmakçı, Çığrı sulamalarını da 2020 yılı başında ihale ediyor olacağız.”

Evsel Atık Sularla Eber Gölü’nü Besleyeceğiz

Evsel atık sularının sulamada kullanılacağına dikkat çeken Bakan Pakdemirli: “Afyonkarahisar’da bir ilki daha gerçekleştiriyoruz. Evsel atık suyunu arıtarak sulama da kullanacağız. İleri derecede arıtılmış evrensel atık sularla da Eber Gölü’nü de besleyeceğiz. İkinci müjdem ise Türkiye’de ilk defa Çay ve Çobanlar sulama alanındaki pilot sahalarda tarlaların başına kadar sulama sularını da getiriyoruz. Daha yeşil bir Afyonkarahisar için çalışmaya devam ediyoruz. 2020 yılında 3 milyon adet fidan üretecek ve 3 milyon fidanı da toprakla buluşturacağız. 500 dekar alanda 1 adet bal ormanı tesis edeceğiz, orman köylerinde yaşayan 10 ailemize de 2.5 milyon Orköy kredisi ve hibe desteği sağlayacağız. Vatandaşlarımızın ek gelir elde etmesi için 10 köyde gelir getirici tür fidanlar dikilerek. Bu fidanları da 49 yıllığına köylülerimizin istifadesine sunacağız. Fethibey Tıbbi Bitki Aromatik bahçesi olarak 40 dekar alanda 30 bin adet lavanta fidanı ve gelir getirici badem fidanı dikeceğiz. Sandıklı ilçemize bir adet doğal soğuk hava deposu kazandırmıştık. Sayın Milletvekilimiz Ali Beyin isteği ile de Şuhut ve Dinar ilçelerimize de toplam proje maliyeti 3 milyon lira olan doğal soğuk hava depolarını da 2020 yılında tamamlayarak hizmete alacağız. Yine Orköy kapsamında Kulak Köyü’nde tamamı AB destekli 150 bin dolar hibeli 100 kilovat üretim gücüne sahip Güneş Enerji Sistemini kurduk. Böylece köylümüz elektriği ücretsiz olarak kullanacak. Hayırlı uğurlu olsun. Sosyal ağaçlandırma projemiz kapsamında yerleşim yerlerimizde toplam 9000 adet fidanı da önümüzdeki yıl içerisinde toprakla buluşturmuş olacağız. Vatandaşlarımızın merakla beklediği bir konu olan 2 B kapsamında Afyonkarahisar’da 17 yerleşim yerinde 2020 yılında gerekli çalışmalar yapacağız. Tabii Zaferler şehri Afyonkarahisar’da Milli Parklar Genel Müdürlüğümüzle birlikte önümüzdeki yıl restorasyon ve rehabilitasyon çalışmaları ve yeni tesislerden oluşan 5 büyük yatırımı da kazandırmış olacağız” dedi.

Afyon, Ürettiğine Katma Değer Katmayı Biliyor

Bakan Pakdemirli konuşmasının sonunda: “Biz; Afyonkarahisar’a dün hizmet ettik, bugün de hizmet ediyoruz, yarın da hizmet etmeye devam edeceğiz. Meşhur bir söz vardır: Masada değilseniz menüdesinizdir. Yani söz sahibi olamazsanız, herkes sizin adınıza söz alır. İşte Afyon, uluslararası arenada boy göstererek sözü kimseye bırakmıyor ve göğsümüzü kabartıyor. Çünkü, küresel rekabetin kızıştığı günümüz dünyasında Afyon, üzerine düşeni yapıyor. Çünkü Afyon, ürettiğine katma değer katmayı biliyor. Bu vesileyle ben; şahsım ve Bakanlığım olarak, bir kez daha Afyonkarahisar’a, siz değerli hemşehrilerime, kardeşlerime teşekkürlerimi sunuyorum. Sağ olun, var olun! Allah’a emanet olun” ifadelerini kullandı.

Bakan Bekir Pakdemirli konuşmasının ardından sektör temsilcilerinin soru ve taleplerini dinledi. Taleplere çözümler üreten Bakan Pakdemirli, gerekli gördüğü hususlarda yetkililere talimatlar verdi.

———————————

Jandarma, örgütlü hayvan hırsızlarını yakaladı

Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı görevlilerince Büyükbaş ve Küçükbaş Hayvan Hırsızlıklarına yönelik yapılan iki aylık çalışmalar neticesinde, sorumluluk bölgesinde meydana gelen hayvan hırsızlıklarını örgütlü olarak yapan şahıslar yakalanmışlardır.

Büyükbaş ve Küçükbaş Hayvan Hırsızlıklarını örgütlü olarak yapan şahıslar suç örgüt lideri A.D. ve suç örgüt elemanları İ.D., H.T., A.O.Y. ve S.S. isimli şahıslar hakkında “Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma” suçundan işlem yapılarak adli makamlara sevk edilmişler ve yapılan soruşturma neticesinde şahıslar tutuklanarak Afyon Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumuna teslim edildiler.

———————————————

Taytak,“Türkiye göç konusunda üzerine düşeni yapıyor”

Türkiye’nin göç konusunda üzerine düşeni yaptığını ve yapmaya devam ettiğini belirten Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) MYK Üyesi ve Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, göç sorununu en derinden yaşayan ülkenin Türkiye olduğunu söyledi.

144 sıra sayılı Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine TBMM’de bir konuşma yapan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) MYK Üyesi ve Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, Dünya genelinde yaşanan göç sorununa değindi. Taytak, “Ülkemiz, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’ya yakın konumu sebebiyle jeopolitik bir öneme sahiptir. Türkiye, Avrupa, Asya ve Afrika’yı birbirine bağlayan coğrafi bir konumdadır, bu sebeple göçmenlerin ilk çıkış kapısıdır. Afganistan ve Pakistan’daki belirsizlik ve iç savaş, son yıllarda Irak ve Suriye’de yaşanan iç karışıklıklar, temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayamayan Afrika ülkeleri vatandaşları çareyi göçte aramaktadır. Son yıllarda ülkemize gelen milyonlarca göçmen sosyal, kültürel, demografik yapı, ekonomi ve güvenlik konusunda bazı endişeleri de beraberinde getirmiştir. Aşırı radikal terör örgütlerinin bulunduğu ülkelerden gelen göçmeler de güvenlik tehdidi oluşturmaktadır. Göçler sırasında DEAŞ’lılar, PKK’lılar, misyonerler, ajanlar ülkemize sızmak için zemin yakalamıştır. Sınırlarımızda yaşanan, ardı arkası kesilmeyen terör devam etmekte, terörün sadece adı ve kullanılan aktörleri değişmektedir. İslam’ı canilik gibi göstermek, Sünni-Şii savaşı çıkarmak için yazılan senaryonun aktörü IŞİD; kukla Kürt devleti kurmak için Suriye’deki Kürtleri Türkiye’nin güney doğusuna doldurma aracı YPG; petrol için güvenli bölgenin oluşturulmasının adı PYD, savaş sanayisini zengin edecek formül El Kaide; ABD’nin maymuncuğu ise PKK; isimler farklı, amaçlar aynı. Küresel çetelerin, uluslararası güçlerin taşeronu PKK, YPG, PYD terör örgütlerinin yarattığı en önemli sorunlardan bir tanesi göçtür. Evlerini, yurtlarını bırakıp gelen, yerlerinden, yurtlarından edilen genç, yaşlı, çocuk tüm insanların gerek sosyolojik gerek psikolojik ve gerekse ekonomik tahribatı, sadece bugünümüzü değil, gelecek nesilleri de ilgilendiren en önemli konuların başında gelmektedir. Uluslararası organizasyonlar, Avrupa Birliği, göç meselesi ve mülteci sorunuyla ilgili olarak üç maymunu oynasa da, vaat ettiklerini yerine getirmese de Türkiye göç konusunda üzerine düşeni yapmıştır, yapmaya da devam etmektedir. Ancak göç sorununu en derinden yaşayan ülke Türkiye’dir” diye konuştu.

“Kanun teklifi ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olsun”

  1. sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun göç yönetimi sisteminin daha da güçlendirilmesi ve sorunların minimum seviyeye çekilmesinin amaçlandığını belirten Milletvekili Taytak, “Bu bağlamda, güney sınırlarımızda oluşturmak istediğimiz güvenli bölge için, ülkemizde bulunan sığınmacıları ülkelerine gönderebilmek, o bölgeleri terörden arındırmak, gerçek sahiplerine teslim etmek, kendi iç ve dış güvenliğimizi muhafaza etmek için Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı Harekâtları düzenlenmiştir. Mülteci meselesinde devletimiz yalnız bırakıldığı gibi, Avrupa, mültecileri Türkiye’ye karşı stratejik bir silah olarak kullanmaya çalışmaktadır. Türkiye, gerçekleştirdiği operasyonlarda çok ciddi saldırılara maruz kalmıştır. NATO üyesiyiz; teröre karşı verdiğimiz mücadelede en çok onlar karşı çıkıyor. 4 milyon Suriyeliyi Avrupa’ya göndermeyip ülkemizde tutan biziz; üzerimize bir de Avrupa Birliği operasyonlarımıza karşı bildiri yayınlıyor. Operasyonlarımızda can alıp can veren kahraman Mehmetçik’imiz teröristlerle çatışıyor; terörün siyasi temsilcileri Mecliste vekillik yapıyor, teröristlerin yaptıklarını savunuyor; eylemlerinde polis kalkanlarına kafa tutuyor, kafa atıyor; Kürt kökenli kardeşlerimizi töhmet altında bırakıyor. Türk devleti üzerinde türlü oyunlar oynamaya kalkan Avrupa, kendi tarihine bakmadan bizleri karalamaya çalışıyor. Bilinmelidir ki hiçbir güç, aziz milletimize boyun eğdiremeyecek, pes ettiğine şahit olamayacaktır. Değerli milletvekilleri, bu kanun teklifiyle sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun göç yönetimi sisteminin daha da güçlendirilmesi ve sorunların minimum seviyeye çekilmesi amaçlanmıştır. Değerli milletvekillerim, hazırlanan bu kanun teklifinin ülkemiz, milletimiz için hayırlara vesile olmasını temenni eder, yüce Meclisimizi saygıyla selamlarım” dedi.

 

.

Be First to Comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir